Şener Üşümezsoy, Bursa’nın İznik ilçesinde yaptığı açıklamada İstanbul’da 8 büyüklüğünde bir deprem olacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını ifade etti. Marmara Bölgesi’nin jeolojik yapısına dikkat çeken Üşümezsoy, değerlendirmesinde 6 Şubat’ta Kahramanmaraş merkezli meydana gelen büyük depremleri örnek gösterdi.Üşümezsoy, "Bir Fransızlar çalışmış diye İstanbul'un anasını ağlattılar. '180 kilometre fay kırılacak, 8 büyüklüğünde deprem olacak' diye. 8 büyüklüğünde deprem olması için ne gerekir diye bir kişi soru sormadı. 500 kilometrelik bir fayın kırılması gerekir. Peki, Marmara’nın uzunluğu ne kadar? 150 kilometre.
3 tane Marmara lazım. 6 Şubat depreminde bir ucu Adıyaman’dan çıkıp Pötürge’ye doğru giden fay, öbür ucu Pazarcık’tan çıkıp Antakya’ya giden bir fay söz konusu. Orada 400 kilometre fay kırıldı. Ortaya çıkan deprem büyüklüğü 7-8. Marmara gibi dört tane yer. Demek ki bunlar ne sayısı saymasını biliyor ne de jeoloji" diye konuştu.
"8 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM RİSKİ ÖNGÖRÜLMÜYOR"Şener Üşümezsoy, geçmişte yaptığı deprem tahminlerinin doğru çıktığını savundu. 1999’daki Düzce depremi ile 2025’te Silivri açıklarında meydana gelen depremleri örnek gösteren Üşümezsoy, Marmara’da 8 büyüklüğünde bir deprem beklentisinin gerçeği yansıtmadığını ifade etti.
Fay hatlarına ilişkin kendi değerlendirmelerinin gerçekleştiğini öne süren Üşümezsoy, bilimsel tartışmalarda asıl belirleyici olanın doğanın ortaya koyduğu sonuçlar olduğunu vurguladı.
Şener Üşümezsoy, Balıkesir’in Sındırgı ilçesindeki deprem riskine daha önce dikkat çektiğini ve bu öngörüsünün gerçekleştiğini savundu. Fay hatlarının doğru analiz edilmeden yapılan genel değerlendirmelerin yanıltıcı olabileceğini belirten Üşümezsoy, Sındırgı ve çevresindeki fay yapılarının detaylı incelenmesi gerektiğini vurguladı.
Fransız Jeolog Prof. Dr. Julia de Sigoyer’in "Yakın zamanda İznik'te büyük bir deprem olma ihtimali var. İznik Gölü'nde aktif bir fay hattı keşfettik" açıklamasının da sorulduğu Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, bu iddiaya da karşı çıktı:
"SOMUT BULGU BULUNMUYOR"Şener Üşümezsoy, Marmara’daki bazı fay hatlarına ilişkin yaygın deprem senaryolarını eleştirdi. 17 Ağustos 1999’daki depremle aynı türde bir kırılmanın Gemlik ve çevresinde beklenmediğini savunan Üşümezsoy, bu bölgede yanal değil daha çok düşey (çökme) hareketlerin görüldüğünü ifade etti. Bölgedeki jeolojik verilerin de bu görüşü desteklediğini belirten Üşümezsoy, İznik Gölü, Gemlik Körfezi ve Uludağ çevresinde büyük yanal fay hareketlerine dair somut bulgu olmadığını, bu nedenle benzer büyüklükte bir senaryonun gerçekçi olmadığını dile getirdi.
Şener Üşümezsoy, Bursa’nın Gemlik ve Orhangazi ilçelerinde büyük bir deprem ihtimalinin düşük olduğunu vurguladı. Bölgedeki sismik hareketlerin, büyük deprem üretmeyen küçük fay kırılmalarından ve mikro depremlerden kaynaklandığını belirten Üşümezsoy, yan atımlı fay hattı iddialarının gerçeği yansıtmadığını ve spekülasyon sonucu yayıldığını söyledi.Kaynak: Ekonomim
3 tane Marmara lazım. 6 Şubat depreminde bir ucu Adıyaman’dan çıkıp Pötürge’ye doğru giden fay, öbür ucu Pazarcık’tan çıkıp Antakya’ya giden bir fay söz konusu. Orada 400 kilometre fay kırıldı. Ortaya çıkan deprem büyüklüğü 7-8. Marmara gibi dört tane yer. Demek ki bunlar ne sayısı saymasını biliyor ne de jeoloji" diye konuştu.
"8 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM RİSKİ ÖNGÖRÜLMÜYOR"Şener Üşümezsoy, geçmişte yaptığı deprem tahminlerinin doğru çıktığını savundu. 1999’daki Düzce depremi ile 2025’te Silivri açıklarında meydana gelen depremleri örnek gösteren Üşümezsoy, Marmara’da 8 büyüklüğünde bir deprem beklentisinin gerçeği yansıtmadığını ifade etti.
Fay hatlarına ilişkin kendi değerlendirmelerinin gerçekleştiğini öne süren Üşümezsoy, bilimsel tartışmalarda asıl belirleyici olanın doğanın ortaya koyduğu sonuçlar olduğunu vurguladı.
Şener Üşümezsoy, Balıkesir’in Sındırgı ilçesindeki deprem riskine daha önce dikkat çektiğini ve bu öngörüsünün gerçekleştiğini savundu. Fay hatlarının doğru analiz edilmeden yapılan genel değerlendirmelerin yanıltıcı olabileceğini belirten Üşümezsoy, Sındırgı ve çevresindeki fay yapılarının detaylı incelenmesi gerektiğini vurguladı.
Fransız Jeolog Prof. Dr. Julia de Sigoyer’in "Yakın zamanda İznik'te büyük bir deprem olma ihtimali var. İznik Gölü'nde aktif bir fay hattı keşfettik" açıklamasının da sorulduğu Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, bu iddiaya da karşı çıktı:
"SOMUT BULGU BULUNMUYOR"Şener Üşümezsoy, Marmara’daki bazı fay hatlarına ilişkin yaygın deprem senaryolarını eleştirdi. 17 Ağustos 1999’daki depremle aynı türde bir kırılmanın Gemlik ve çevresinde beklenmediğini savunan Üşümezsoy, bu bölgede yanal değil daha çok düşey (çökme) hareketlerin görüldüğünü ifade etti. Bölgedeki jeolojik verilerin de bu görüşü desteklediğini belirten Üşümezsoy, İznik Gölü, Gemlik Körfezi ve Uludağ çevresinde büyük yanal fay hareketlerine dair somut bulgu olmadığını, bu nedenle benzer büyüklükte bir senaryonun gerçekçi olmadığını dile getirdi.
Şener Üşümezsoy, Bursa’nın Gemlik ve Orhangazi ilçelerinde büyük bir deprem ihtimalinin düşük olduğunu vurguladı. Bölgedeki sismik hareketlerin, büyük deprem üretmeyen küçük fay kırılmalarından ve mikro depremlerden kaynaklandığını belirten Üşümezsoy, yan atımlı fay hattı iddialarının gerçeği yansıtmadığını ve spekülasyon sonucu yayıldığını söyledi.Kaynak: Ekonomim





